22 Aralık 2012 Cumartesi

Komşum İçki İçmesin



   Güven sorunu yaşayan bir toplumuz. Yapılan araştırmalarda %10 dolaylarında bir kesim diğer insanlara güvendiğini beyan etmekete. İçler acısı bir rakam gibi görünüyor. Halbuki daha yüz yıl olmamamış var olma savaşı verileli. Ve belkide bu durum araştırılması, sebeplerinin belirlenmesi, örnek gösterilmesi gereken bir değişim.
Koşulsuz Güven


   Güven konusunda ki eksikliğimizi inkar edecek savunacak yada bu konuda daha fazla konuşacak değilim. Bahçeşehir Üniversitesinin araştırması ortada. Ama bu bulgulara ulaşılırken yapılan anketlerde kişileri vermiş olduğu şu cevaplara bakmak istiyorum:

  • İçki içen komşu istemem (Yüzde 72)
  • Nikahsız yaşayan komşu istemem (Yüzde 67)
  • Hiçbir dine inanmayan komşu istemem (Yüzde 66)
  • Yahudi komşu istemem (Yüzde 64)
  • Hırıstiyan komşu istemem (Yüzde 52)
  • Amerikalı komşu istemem (Yüzde 43)
  • Kızları şort giyen komşu istemem (Yüzde 36)
  • Başka bir ırk ve renkten komşu istemem (Yüzde 26)
 
    İçki içen komşuyu bende istemem. Sebebi çok basit eğer kişi içki içme edebine sahip değilse beni rahatsız etme ihtimali var demektir. Ama saygılı bir şekilde içkisinide içiyor da olabilir. Neden risk alayım.



   Nikahsız komşu istemem. Burada tam olarak ne anlatılmaya çalışılıyor kavrayamadım doğrusu. Ama aile bağları konusunda daha güçlü komşu istemekte bir sakınca görmüyorum.

  Hiç bir dine inanmayan komşu bende istemiyorum. Dikkat ederseniz müslüman yada başka bir dinin ismi geçmiyor Herhangi bir dine inanması yeterli. Tabiki herhangi bir dine inansın isterim komşumun, zira hayat tarzını bilmek isterim. Hiristiyan olsada müslüman olsada yada başka bir dine mensup olsada bir ritüeli, devamlılığı olacaktır.

   Toplumumuzda çok yaygın olan önyargının eseri bir cevap. Haklılığını yada haksızlığını tartışmaya gerek yok. Ama anlamlandırılamayacak bir cevap değil.

   İnsanlarının %100 e yakını müslüman olduğu bilenen bir ülkede hiristiyan komşu istenmemesi normal karşılanması gerekli.

   Diğer şıklar içinde söylenecek şeyler tekrardan ibaret. Bu taraz araştırmalar toplumun bakış açısını yansıtmakta. Asıl ihtiyaç duyduğumuz bu fikirlerin ne kadar uygulandığı. Yani eşcinsel komşuya, başka dine mensup komşuya yada dinsiz komşuya şiddet uygulanıyor mu bakmamız gereken konu bu gibi. Yoksa bu düşünceler sadece fikir olarak kalıyor uygulamaya geçmiyor mu.

   Son olarak herhangi bir fikri yada kesimi savunmak için yazmadığımı belirtmek isterim. Sadece insanların hayatlarını sürdükleri ortamların güvenli ve bildikleri çevreden oluşmasını istemelerinin sıradanlığını anlatmaya çalıştım.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder