11 Kasım 2011 Cuma

Muhalefet

Arkadaş çevrem tarafından muhalefet hatta CHP gibisin şeklinde sarf edilen sözlerle çok karşılaştım. Biraz öyle olduğumu kabul etmiyorda değilim zaten. Nasıl ki CHP yıllardır ana muhalefet partisi konumunda bende sürekli muhalefet ediyorum.

Ama benim farkım itiraz ettiğim konularda öneriler sunmam ve fikirleri tartışmaya açmamdır. Keşke CHP, MHP yada BDP böyle davranabilse. Herhangi birisine benzetilmeye razıyım. Ama herkes yolunu bulmuş bir nakarattır gidiyor. Kimi laiklik, kimi milliyetçilik kimide bölücülük yapıyor. Ama ne derlerse desinler hepsi halinden memnun gibiler.

Keşke gerçekten istedikleri siyaset yapmak olsaydı. Keşek Van da meydana gelen 5,6 büyüklüğünde ki depremde yıkılan otele kimin oturulabilirlik verdiğini sorsalardı. Halkım diye hitap eden BDP nerede, ana muhalefet CHP nerede yada insanımızı düşünen MHP nerede. Birilerinin cebine para girsin diye açılan bir otel var ortada ama hiç kimseden ses yok. Vali, belediye başkanı hatta içişleri bakanı belkide hükümeti devirebilecek bir kayırma söz konusu. Ama kimsenin umrunda değil. Nede olsa birkaç gün sonra unutacağız. A milli takım Hırvatistan'ı yener olur biter.

Zabıta Ne İş Yapar _?

Dün memleketim olan Denizli ili Buldan ilçesindeydim. Çok sevdiğim çay bahçelerinden birisinde yine çok sevdiğim ilçeme özgü odun ateşinde pişirilen simit, çay ve gazete keyfi yapıyordum. Saat öğleden önce 10 sularıydı. Perşembe günü ilçenin genel pazar kurulum günü olduğu için kalabalıktı. Zira köylerden gelenlerin en yoğun olduğu gün bu gündür. Zaten tatil yörelerini andıran bir havası olduğu için insanların park bahçe sefalarıda normal şartların üstündedir.

Neyse bahsetmeyi düşündüğüm konu hemen yan masada oturan 4 kişi. Bu kişiler zabıta formaları giymiş ve pazar olduğu için işlerinin yoğun olması gereken kişiler. Zira daha sonra dolaştığım pazar yerinde makbuz kesip para topladıklarını gördüm.


Burada değineceğim ilk konu pekçok ülkenin mali sıkıntılar yaşarken ülkemizde böyle atıl bir çalışma düzeni olmasına rağmen işlerin çokta kötü olmayışı. Çünkü daha az kişinin yapabileceği gibi görünen işlerin ülkemizde ne kadar çok olduğu verdiğim örnektende ortada. Ama böyle olması gereklidir o konu başka bir yazıya kalsın. İtiraz etmiyorum bu duruma sadece ekonomileri bozulmuş olan onca ülkede acaba nasıl bir çarpık düzen varda işler bu kadar kötüye gitti?

Diğer konu ise kulak misafiri olduğum 4 kamu çalışanı ülkemizde yapılmakta olan atılımın hamlelerinden bahsetmekteydiler. Tren yolları, kara yolları ve ucuzlayan teknolojik aletler gibi. Ülkenin ne kadar geliştiğini konuşan bu insanların kendileride neden birşeyleri değiştirmek geliştirmek istemezler diye düşünmeden edemiyorum doğrusu.

PS1: Dikkatimi bu konuları düşünmeye verdiğim içinmidir bilmem ilk bardağımı üstüme döktüm.

PS2: Zabıta çalışanları hesabı öderken ilk gelen çaylar soğuktu, sonrakiler sıcaktı, çağırınca gelmedin, tabakta şeker yoktu, bardak yarımdı gibi ipe un serercesine ödemede kısıtlamalar yaptılar. Buda ülkemin güzelliklerinden bir başkası...

3 Kasım 2011 Perşembe

İzmir Notları Devam

İzmir den ayrilali birkaç gün oldu. Yazmak için kasten bekledim. Zira emin olmak istedim.

İzmir boş bir sehir diyerek büyük bir laf etmek istiyorum. Boş olmasının sebebine gelince; yavaş bir sehir olmasından ötürü kalabalık değil yada kalabalık rahatsız edici değil. Evet Türkiye'nin 3. büyük sehri ama bunu hiç göstermeyen bir sehir. Bu durumdan hoşnut olanlar gibi benim gibi rahatsız olanlarda vardır. Zira ben durmayan ve hızlı sehirleri İstanbul gibi tercih ediyorum. Farklı düşünceleri saygıyla karşılarım.

İzmir boş bir sehir; kimse neyin ne için yapıldığını bilmiyor desem yeridir. Kastım bilgisizlik değil, ilgisizlik. Buda ilk yazımda bahsettigim ekonomik durumdan dolayı olabilir.

İzmir boş bir sehir; ne doğru düzgün bir gökdelen nede soyak gibi ciddi siteler var. Böyle olmasını düşündüğüm için yazmıyorum bunları. Diğer sehirler mesela Bursa böyle olmaya yöneldiği için. İzmir'in böyle olması belediyenin ve halkın AKP iktidarına uzak duruşu ve AKP iktidarının da benzer davranış sergilemesi. Pek çok müteahhidin iştahını kabarttigi konusunda şüphem yok. Umarım talan edilmez. Zira bir arkadasım gecen son belediye secimlerinin AKP adayı tarafından kazanılmasının sehri ihyaa edeceğini düşünüyordu. Bekleyip göreceğiz.

Yeni Ay

Ekim ayıda bitti. Her bitişin yeni başlangıçlar olduğu sözü yine doğruluğunu ispatladı. Zira yapay gündem aynı hızıyla değişmeye, gelişmeye ve şekillenmeye devam ediyor. Kendi gündemim de benzer gidişat sergilemekte. İyiye giden hersey daha iyi hissettirmesi gerekirken daha da mutsuzlastiriyor. Hele ki olmasını umduklarımın gerçekleşmesi hayatı daha da anlamsizlastiriyor.

İzmir'in de etkisiyle boşlukta sallanmaktan kurtulan ben hangi askıya ağırlık yapmakta olduğumun pesindeyim.