15 Mayıs 2011 Pazar

Polis Şiddeti

Ülkemiz bir kaç yıl önceki zamanlarına dönebilsek herkesin kabul edeceği durumlardan birisi kolluk güçlerinin ordunun ( Genelliklede jandarma güçlerinin ) elinde bulundurduğu olurdu. Bu ordunun etkinliği bitti demek değil, halen ordu kontrol mekanizması olarak çok güçlü bir konumda. Lakin eski etki çapından uzak olduğuda yatsınamaz bir durum.

Peki ülkemiz ordunun boşalttığı bir kolluk güç boşluğu içinde mi_? Elbette hayır. Zaten bu bir süreç olarak değerlendirilebilir. Zira önce polis güçleri kuvvetlendirilip ordunun pasifitesi sonraya bırakıldı. Zamanla ordunun boşalttığı ( zorla boşalttırılan ) alanlara polis etkinliği yerleştirildi. Bu duruma en güzel örnek örtülü ödenekten 2.1 milyon liranın polis güçlerinin olaylara müdahale ederken olmazsa olmazsı konumuna gelen göz yaşartıcı gaz alımı için kullanılmış olması. Polis güçlerinin neredeyse alışkanlık haline getirmiş oldukları gaz kullanımlarının düşünecek olursak şaşırmamak gerek.

Yazdıklarımdan ordunun bir haksızlığa uğratıldığı anlaşılmasın. Bilakis bu sürecin yıllar önce gerçekleşmesi gerekliydi. Ama süreç iyi işlemedi, yürütülemedi. Zira polis kuvvetleri ellerindeki gücü ve yetkiyi çoğu zaman kontrolsüz bir şekilde kullandılar. Ve genel olarak yapılan yanlışların, uğranan haksızlıkların ve mağdurların savunucusu olmak yerine polisleri kayırmaya yönelik davranışlar sergilendi. Doğal olarak zaten polis kuvvetlerine zayıf olan güven hepten tükenmiş olmasada iyice zayıfladı. Şu günlerde insanların adalete olan güvensizliklerinin altında yatan asıl unsur bu durumdur. Zira insanların akıllarında bir güven boşluğu hakim ve bu boşluğu doldurabilecek herhangi bir alternetif gözükmemekte. Ve bu güvensizlik her türlü kamu kuruluşuna karşı sergilenmekte. İnsanların güvenliğini sağlayamazsanız karşınıza çıkacak durumda budur zaten.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder