26 Ocak 2011 Çarşamba

Üretkenlik


10 günlük tatil süremin sonuna gelmiş bulunmaktayım. Yarın İstanbulda olacağım ve tekrar yoğun bir sürece girmek zorunda kalacağım gibi. Bu tatil süreci çok yararlı oldu. Gerek arkadaş ziyaretleri gerek iş görüşmeleri çok yararlı geçti. Aslında henüz net bir işim olmamasına rağmen hazırlıklarımı iyi yaptığımı düşünüyorum. Bu yüzden en doğru işi seçip başlayacağım.

Neyse tatil süresince yaşadıklarımdan değinmek istediğim en önemli konu bazen çok yoğun olduğum dönemlerde olduğu gibi yazı yazmaktan ve takip ettiğim yazarlardan habersiz kalmaktan kendimi almadığımdır. Yani tatil yapmak benim için tembellik etmekten farksız oldu. Ve bunun ne kadar yanlış olduğunu yaşayarak öğrendim. En önemliside bir insanın çalışması kafa yorması gereken bir işi yada sorumluluğu olmalıymış. Ki çalışmaktan, araştırmaktan ve çevresinden uzak kalmasın.

Ailemi ve geçmişimi yaşadığım bu yerleri çok özlemiş olsamda ve yiyenimden ayrılmanın çok zor olmasına rağmen dönüyor olmak kendime ciddi bir öz güven aşılamakta. Çok daha güzel günler için gidiyorum...

24 Ocak 2011 Pazartesi

2011 in getirdikleri

Götürdükleri demek istemedim çünkü getirilerinin götürülerinden daha çok olmasını umuyorum. İşten ayrılmam bu senenin ilk büyük olayı konumunda. Ama bu ayrılık yeni başlangıçlar demek. 2011 yazımda herkese istediklerini veren bir yıl olmasını dilemiştim şimdi düşünüyorumda önümde ki 10 gün içerisinde banada istediklerimi verebilir bu sene. Ya çok şanslıyım bu jadar çabuk gerçekleşecek beklentilerim yada çok şanssızım zira işsiz kaldım.

Gerçi aldığım teklifler ve önümde ki fırsatlar sadece yeni bir şirkette yeni bir çevreye alışma zorluğu olacağının işareti ama olsun gerçekten iyi bir seviyeye getirdiğim konumumu bu kadar çabuk terk etmem tekrar tekrar düşünmeye yönlendiriyor beni. Okuduğum onca kitap, dergi, köşe yazısı ve takip ettiğim onlarca site bana bu şartlarda çalışmamamı söylüyordu. Çeşitli iyi koşullar ve mücadeleden kaçınmak için yerini değiştirmemek yanlış olurdu. Yeni bir çevreye ispat etmek kendimi ve yeni arkadaşlara kabullendirmek kendimi zorda olsa geri durmamam gereken bir engel.

Bakalım bu süreçte hayat bana neler hazırlıyor. Zaman her zamanki gibi yerine getirecek görevini. Bana düşende elimden geleni yapıp beklemek ...

3 Ocak 2011 Pazartesi

2011

Zaman ne kadar çabuk geçiyor. Çocukluğumu, öğrencilik yıllarımı ve iş hayatımı düşünüyorumda zaman acımasız olduğunu ispatlamak ister gibi davranmakta. Neyse duygusallığımızı buraya aktarmanın pek bir anlamı yok. Yeni yılın herkese istediklerini getirmesi dileği ile, nice yıllara

İstemek

sevmek kolayda
hep sevmek ne kadar zormuş
istemek kolayda
vermek öyle değilmiş
çalışmak güzelmişte
hep çalışmak ne kadar zormuş
yazmak zevklide
yazamamak acıymış