11 Temmuz 2010 Pazar

SENSİZ...

Seni düşleyerek geçirdiğim her sensiz günde içimde filizlendirmeye çalıştığım çiçeklerin solduğunu görüyorum. Her gün tekrar tekrar ekiyorum ve özenle suluyorum. Hep umut ederek bu sefer filizlenecek diyorum. Ta ki gece yatağıma uzanıncaya kadar... Yastığa başımı koyduğumda sensizlik öyle derinden etkiliyor ki işte o zaman anlıyorum içimdeki çiçeğin filizlenmeden öldüğünü. Anlıyorum ona can verenin,onun besin kaynağının sen olduğunu. Sen olmadan çabam boşa...
Adı sensizlik, tadi sensizlik...
Sen olmadan yazamıyorum işte. Seni hissetmeden kalemim can bulmuyor...
Neredeysen gel bul beni...Hissediyorum çok yakınımdasın. Belki bir nefes, belki tutulacak el kadar yakın... Seni tutan ne öyleyse? Bırak her şeyi, bırak olduğu gibi..Koş bana, tut ellerimden.Can ver kalemime, filizlendir içimdeki çiçeği...

1 yorum:

  1. İçtenlikle söylüyorum artık yazıların çok daha olgun ve etkileyici. Üstelik bunu beklediğimden daha kısa sürede ve daha az yazı ile başardın. Tebrikler. Söylemeye yazmaya çalıştığım herşeyi anlatıyor bu yazı.

    Eklemek istediğim birşey var; ben sadece kalemime değil hayatımada can verecek birisini istiyorum

    YanıtlaSil