12 Haziran 2010 Cumartesi

TelÖrgü

Türk dik kurumu güven kelimesinin tanımı için;

Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat

ifadesini kullanmış. İnsanoğlu hayatta en çok çekinme ve kuşku duymadan yaşamak isteyor olsa gerek. Bu isteği gerçekleştirmek için o kadar çok icat ve icraat varki ne demek istediğimi biraz düşünseniz anlarsınız. Yasalar verilebilecek ilk örnek mesela. Düzeni ve güvenliği sağlamak değilmidir ilk amaçları. Kolluk kuvvetleri, polis ve ordu. Ne ordumuza harcanan paralar nede bu paraların verimli kullanılıp kullanılmadığı sorgulanabilir bu ülkede. Gerçi bunun tek sebebi güvende olmak ihtiyacı değil ama yıllardan beri Türk ün türkten başka dostu yoktur ve tüm komşularımız bizim kuyumuzu kazıyorlar düşünceleri toplumumuza ne kadar dikte edildiğide ortada.

Bankalar verilebilecek bir diğer örnek. Kazanılan paraların güvende tutulabilmesinin bir yolu. Gerçi yaşanan 2001 ve son küresel kriz bankalara ne kadar güvenebileceğimizi ortaya koydu. Sonra sigorta diye başlı başına bir sektör var. Tek işi daha güvende hissetmemizi sağlamk. Başımıza birşey gelirse açıkta kalırım diye kuşku ve korku duymamamız için yönelmiyormuyuz sigorta şirketlerine. Bu arada paranızı güvenceye almanın yolu Türkiye’deki En Güvenilir Yatırım Aracı Nedir? yazısında gizli :=))

Neyse bu bahsettiklerim genel şeylerdi. Asıl bahsetmek istediğim konuya geleyim. Evlerimiz gibi yaşadığımız yerlerin güvenliği için yaptığımız fiziksel koruma alet edevatları. Hiç dikkat ettiniz mi evlerin balkonlarında yada pencelerinde ki koruluklara. Bu ürünle alakalı bir iş alanı var. İsmide ferforje. Tek yaptıkları demirden kaleler örmek.

Eğer daha önce dikkat etmediyseniz mutlaka aklınızda olsun. Balkonlara ve pencerelere dikkat edin. Hatta şanslıysanız o korkulukların arkasından komşusu yada yoldan geçen bir tanıdığı ile muhabbet eden birilerinide görebilirsiniz. Cezaevlerinde ki görüşmelerden farkı varmı siz karar verin.

Kendi kendimizi kafeslerin içine tıktığımızın ne zaman farkına varırız acaba. Komşusunu bile tanımayan onlarca insan var herkesin kabul edeceği üzere. Kendimizi belli bir hayata dahil etmişiz dışına çıkmıyoruz. Toplumun dillendirilmemiş yeni kuraları var artık. Herkes düşman gibi.

Sonra devam edeceğim....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder