3 Haziran 2010 Perşembe

İsrail ve Türkiye Karşı karşıya mı_?

İsrailin insani yardım yüklü olan Mavi Marmara ve beraberindeki gemilere yaptığı haince saldırının üstünden 2 gün geçmesine rağmen halen ilk haber olarak değerlendiriyor olması olumlu karşılanabilecek bir durum. Zira ülkemizde gündem o kadar hızlı değişiyor ki bu hıza erişmek neredeyse imkansız. Ve önem derecesi ne olursa olsun her şeyi hemen unutabiliyoruz. Zaten toplum olarak da en büyük problemlerimizden birisi unutkan oluşumuz. Halbuki tarihin tekerrürden ibaret olduğu unutulmamalıdır.

CHP parti eski başkanı Deniz Baykal ın başından geçen kaset olayı, maden ocaklarında meydana gelen grizu patlamaları sonucu gerçekleşen can kayıplarımız, yine neredeyse kanıksamış durumda olduğumuz Tuzla tersanelerinden vuku bulan can kayıplarımız, Kılıçdaroğlu nun ana muhalefet partisi başına geçişi ve gündeme getirdiği işsizlik ve sosyal haklar gibi toplumsal sorunlar. Gündem bu ciddi haberleri ne kadarda kısa sürede sindirip diğerlerine atladı anlamak mümkün değil. Ama son olay hepsinin üstüne sünger çekebilecek önemde orası da başka tabi.

Olayı en başından ele almak istiyorum. Daha gemiler yola çıkmadan önce yapılması gerekenlerden. Öncelikle İsrailin eğer gemiler Gazzeye gelirlerse müdahale edeceğine dair açıklamaları var. Bu açıklamaları bile bile ülkemiz yetkililerinin vatandaşlarını böyle bir risk ortamına gitmemeleri konusunda uyarmış olmaları gerekmekte. Bunun bizzat Başbakan tarafından yapıldığı dile getiriliyor. Güzel. Güzel olmayan ise özveride bulunma çabasında olan bu vatandaşları Kızılay gibi dünyaca kabul edilen bir yardım kuruluşu altında toplamamak veya bu yapılamıyorsa gemilere donanmamızın eşlik etmesini sağlamamak gibi görünmekte. Bunların hiç birisi yapılamıyorsa bile herhangi bir müdahalede vatandaşlarımızın nasıl davranmaları gerektiği konusunda bilgilendirilmeleri gerekmez miydi_? Zira zaten tahrik olmaya hazır İsrail komandolarının üstüne sopalar yada sandalyelerle saldırmak pekte akılcı görünmüyor. Yetkililerin vatandaşlarımızı göz göre göre böyle bir ortama göndermeleri ciddi bir zafiyet durumunda. Gerçi herhangi bir merciinin İsrailden böyle bir tepki beklediğini sanmıyorum ama bu durum haklı oldukları anlamına gelmez. Bir ülkenin başlıca görevi vatandaşlarının haklarını savunmak olmalı.

Olayların bu doğrultuda gelişmesi akla ülke yetkililerimizin İsrail üstünde bir oyun oynamaya niyetlendikleri izlenimini vermekte. Sonrasında yapılan girişimlerde durumu desteklemekte. Ve İsrail dışında nerdeyse hiçbir dünya devleti olayın korsanlık olduğunu ve kınanması gerekliliğini inkar etmemekte. Gerçi ne ABD nede BM Güvenlik Konseyi kararlı bir adım atıp herhangi bir kınama yapamadı ama hiçbir ülkede İsraili savunur konumda değil. Yani tüm dünyanın ortak kanısı İsrailin yaptığının bir suç olduğu. En önemli gelişme bu ortak paydada buluşulabilmesidir. Ayrıca göz altına alınan vatandaşlarımızın kısa bir sürede kurtarılması da bir başarıdır diye düşünüyorum.

İsrailin olaya bu kadar şiddet içerikli tepki vermesi bölgede Türkiyeyi kendisine rakip gördüğünün açık bir göstergesi. Güçlü ve bölge ülkelerini arkasına alan bir Türkiye istememesi de çok doğal. Verdiği tepki köşeye sıkıştığının kanıtı. İsrail açısından olacaklara gelince kim ne derse desin ya mevcut hükümet yıkılacak yada gerçekleşen insanlık dışı olay için özür dilenecek. Nasıl İsrail büyükelçimize alçak koltuk muamelesi sonucu özür dilendiyse bu olay sonucunda da olacaklar ortada. Dışişlerimizi ve Hükümetimizi aynı zamanda Ordumuzu yapılan girişimler ve izlenen politikalar için kutluyorum.

Gelelim Türkiye açısından sonuçlara; kim ne derse desin ülkemizin prestiji artmakta. Tüm müslüman ve batı zulmünden yakınan ülke sokaklarında Türkiye konuşulmakta, içten içe gıpta edilmekte. Bu durum bizim için ne kadar iyi bir gelişmeyse o ülke yöneticileri içinde o kadar kötü bir gelişme. Zira çoğu müslüman ülke yöneticilerinin batı toplumlarının kuklası konumunda oldukları açık. Bu durumun değişmesini isteyen bir halk uyanışı ve örnek alınabilecek bir model ülke, Türkiye, olunca çoğu müslüman ülke yöneticilerinin duyacakları rahatsızlık ortada. Ve yüzeysel olarak bizi destekleseler de alttan alta karşımıza aldıklarımızla işbirliği içerisinde olacakları unutulmamalı.

Değinmek istediğim başka bir konuda batının olaylara yaklaşımlarının samimiyetsizliği. Zira burada ölenlerin müslüman olarak tanımlanması, öncelikle insan olduklarının atlanması çok acı bir durum. Tamam belki müslüman kardeşlerimize giden bir yardım ve bu yardımı götürenlerin neredeyse tamamı müslüman yardımseverler ama öncelikle hepsi birer insan. Ben eğer bu grubun içerisinde ABD liler yada AB liler olsa yaklaşım böylemi olurdu gibi yorumlara katılmıyorum. Zira daha birkaç sene önce İsrail değil miydi BM mevzilerini vuranlar_? Bu yüzden bu tarz yorumlar çok yanlı görünüyor.

Sonuç olarak her ne pahasına olursa olsun Gazzeye uygulanan insanlık dışı izalasyonları delmek için yapılan bu girişimde canlarını veren vatandaşlarımıza Allahtan rahmet diliyorum. Ve ülkem adına gelişmelerin olumlu olduğunu düşünüyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder