17 Mayıs 2010 Pazartesi

Göçmen Türkler

Orta Asya dan göç etmiş bir milletin torunlarıyız biz. Çadırlar da yaşamışız tarih boyunca. Osmanlı İmparatorluğu bir çadır da kurulmuştur bu durumu açıklayan en bariz sözümüzdür. Var olmak için göç etmiş ve şavaşımışız. Göçebe bir millet olmuşumuz belki de bu yüzden. Var olabilmek için yerinden yurdun etmiş pek çok milleti ve pek çoğu ile de iç içe geçmişiz. Nice devletin parçalanmasına nicelerinin son bulmasına vesile olmuşuz. At üstün de savaşmayı öğretmişiz tüm cihana. At, avrat, silah olmuş hayatta ki düsturumuz. Hürriyetini kaybetmeme savaşı vermişiz kaybettiğimizde de yeni bir devlet ile ilan etmişiz bağımsızlığımızı. Bu yüzden onlarca devlet altında toplanmışız. Yukarıda saydıklarım her Türk vatandaşına verilen tarih bilgilerini içermekte. Genel olarak bakıldığın da çoğu da doğru bilgiler. Ama biraz taraflı bilgiler. Mesela neden bu kadar fazla devlet kurmuşuz yada kurmak zorunda kalmışız sorularına pekte itibar edildiği yok ve bu konular başlı başına bir tez konusu zaten. Ben bu yazım da günümüz de göçebelikten nerelere geldiğimizden bahsetmek istiyorum. Ve verilerle başlamak istiyorum. TUİK 31 Aralık 2009 tarihi itibariyle diyor ki;

Toplam nüfusun % 75,5’i (54.807.219 kişi) il ve ilçe merkezlerinde ikamet ederken, % 24,5’i (17.754.093 kişi) belde ve köylerde ikamet etmektedir.

Yani artık göçmen bir millet filan değiliz. Göçmen bir yaşam tarzı sürdürdüğümüz de pek söylenemez. Gerçi şehirlere göç etmiş olmamız geçmişten gelen göçmen kimliğimize bağlı olarak düşünülürse daha çok anlam taşıyacaktır. Keza Avrupa ülkelerine yaptığımız göçler de bu kapsama dahil edilebilir. Ama sonuç itibariyle şehirlere olan göçlerimiz de uzun süredir çok düşük seviyelerde ve artık bu kapsam da dahi göçmen olduğumuzu idda edemeyiz. Geleceğe dönük olarak gerçekleşmesi beklenebilecek göçler ise ancak şehirlerden köylere olacaktır.

Konuyla alakalı olarak halen göçmen yaşayan ve yazları Mersin ovalarında kışları da Konya yaylaların da geçiren Sarıkeçililer 150 çadır da var olma savaşı veriyor başlıklı habere dikkat edilmeli. İçinde bulunduğumuz durumu gözler önüne sermekte. Zira tamamı göçmen olan bir milletten geriye kalan 150 çadırdan başkası değil. Elbette bunları çadırlara geri dönemlim, tekrar göç edelim, savaşlara seferlere çıkaralım diye söylemiyorum. Bu yaşam şeklinin sunduğu lükslerden de gayet memnunum. Sadece bu kültürü yaşatmak isteyenlere nasıl davranıldığına değinmek istedim. Elbette besledikleri hayvanları ormana zarar vermemeli Sarıkeçililerin. Zira ormanlar geleceğimizin olmazsa olmazları arasında yer almakta.
Ama başlıca insan hakkı olan yaşama hakkına da müdahale edilmemeli insanların. Zira böylesi insanları doğal ortamlarından alıp en lüks evlere bile yerleştirseniz rahat edemeyecekleri herkesçe bilinmektedir. Bu yüzden bu konu da bir çözüm yolu bulunmalı.

Sonuç olarak kültürümüze ne kadar sahip çıktığımız yada çıkanlara nasıl davrandığımız konusunda vereceğimiz cevaplar pekte iyi cevaplar değil. Bu durumu değiştirmek başta yasa yapıcılar olmak üzere toplumun genelinin sorumluluğu altında olduğu açık. Konuya duyarlı olunması dileğiyle.

1 yorum:

  1. Dikkat.

    Kisisel is baslatmak için bir kredi gerekiyor ?.
    faturanizi ödemek için bir kredi gerekiyor mu?

    Simdi kredi.teklif@gmail.com bize hemen kredi transferi ile devam etkinlestirmek için: Eger ilgileniyorsaniz lütfen bu e-postayi basvurun.
    Ayrica bu e-postaya burada bize ulasabilirsiniz: (finance_institute2015@outlook.com)

    Eger ilgileniyorsaniz dolgu ve bu bilgileri dönerseniz biz,% 2 faizle kredi veriyor

    (1) Tam adi: ....................
    (2) Kredi Tutari: ...............
    (3) Kredi Süre: ..............
    Dogum (4) Tarih: .................
    (5) Cinsiyet: .........................
    (6) Medeni Hali: ...............
    (7) Ülke:
    (8) Devlet: .....................
    (9) Ev adresi: .........
    (10) Ofis adresi: .........
    Kredinin (11) Amaç:
    (12) E-posta adresi:
    (13) Telefon numarasi: ...........
    (14) Faks numarasi: .............

    Bay Web Luis

    YanıtlaSil