4 Mayıs 2010 Salı

Arkadaşlık

Hayat alışkanlıklardan oluşmaz mı sizcede. Toplulum oluşturduğu alışkanlıklar ve zamanla değişen alışkanlıklar. Bir dönem fiziksel güçtür önem arz eden bir dönem zihinsel beceri. Ve toplumun bireyleride bu değişikliklere ayak uydurmaya çalışır. Devrimlerin kanlı olması gerekliliği gibi değişimlerde sancılı olur. Bir alışkanlığın başka bir alışkanlıkla yer değiştirmesi bazen uzun süren acılar doğurabilir.
Alışkanlıkları belirlkemede elimizden gelen pek bir şey olmadığı gibi hayatta tercih edemediğimiz bazı olgular da vardır. Ailemiz, doğduğumuz yer, ten ve göz rengimiz, kardeşimizi bile biz seçemeyiz. Hatta bir çoğumuz sevdiğimiz mesleği seçememe olgusuyla karşı karşıya kalmışızdır. Ya babamızın yada ailemizin istediği mesleği yada para kazandıracak olduğu düşünülen yani gelecek vaat eden ( ! ) mesleklerden yöne alırız eğitimimizi. Aynı zamanda halen pekçok genç evleneceği kişi konusunda ailesinin onayını almadan karar veremiyor. Nice birliktelikler anne hakkının helal edilmemesi tehtidi ile son buluyor. Bahsettiğim gruba üst düzey eğitim alımış kişilerin bile dahil olduğu bir realitedir. Yaşantımızda bunun gibi daha birçok alanda verdiğimiz kararlar aslında bize ait değil, bilmem hiç arkanıza bakıp düşündünüz mü_?


Lakin çeşitli istisnalar ve etkiler göz ardı edilirse bir genelleme yapma şansımız olur arkadaşı kişinin belirlediği konusunda. Görüşmek zorunda olunan ama sevilmeyen kişilere karşı mesafeli durulur mesela. Bazıları içinse canımızı bile verebileceğimizi idda ederiz. Arkadaş için çiğ tavuk bile yenir diğmi ama_! Yada en azından atalarımız öyle düşünüyormuş. Günümüzde arkadaşlık ne durumda oda başka bir yazı konusu olsun.

Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim bir başka atasözümüz. Düşünsenize kiminle birlikte iseniz onlara benzersiniz diyor. Madem atasözleriyle başladık devam edelim o halde Üzüm üzüme baka baka kararır da önceki atasözünün bir nevi açıklaması niteliğindedir.

Bu arada nasıl evlenilecek kişi konusunda aile fertlerinin onayı alınıyorsa arkadaş dost konusunda da aile eşrafının onayı gerekmektedir bu durumada itirazım yok. Lakin bu konu biraz daha esnektir. Zira evlilik ile arkadaşlık başka şeyler.

Arkadaşlık ve alışkanlık üstüne bir İclal Aydın klasiği olan yazıyı paylaşmak istiyorum sizlerle. İclal hanımda arkadaşlarımızı, muhitimizi yani çevremizi değiştirip değiştiremeyeceğimizden bahsetmiş. Yani alışkanlıklarımızdan vaz geçip geçemeyeceğimizden. Geçmişten gelen dostların üstüne bir kalemde çekilen süngerin nasıl zor başladığını ama sonradan bahşettiği hafifliği aktarmış. İlerleyen yaşlarda dahi radikal kararlar alınabileceğine güzel bir örnekte vermiş oluyor bu davranışı ile. Aynı zamanda bir arkadaş toplantısında aklından geçenleri kıskançlıklarını çekişmeleri herzaman olduğu gibi güzel bir dille ifade etmiş.

Sonuç olrak hayatı alışkanlıklardan ibaret hale getirmemek gerekliliği çok önemli bir konu. Zira onlardan vazgeçmesi çok zor olur. Ve hayat sürekli değişim halinde olanların ayta kaldığı bir sistemden ibaret.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder