10 Mayıs 2010 Pazartesi

1 Mayıs


1 mayıs konusuna değinmeyi düşünmüyordum ama olay mevcut şekle yani ben verdim yok ben söke söke aldım haline gelince bende kendimi tutamadım. Yoksa değişen bir hak arama ortamı olmadığı için diğer 1 Mayıs lardan benim için bir farkı yoktu. Zira sanki işçi olarak sorunlarımız 1 Mayısı Taksim de kutlayamamakmış gibi bir ortam oluştu. Evet bu bir özgürlük kısatlamasıydı ve elde edilen gelişme önemli aynı zamanda sembolik. Ne değişti diye geçiştirilemeyecek bir gelişme.

1 Mayısı Taksim de kutlamak ile tüm sorunlar çözülmüş havası oluşturulması can sıkıcı. Sanki bu ülkede ücret adaletsizliği, çalışma koşullarının kötülüğü yada sosyal güvencesizlik yok. Herşey süt beyaz sadece bugünü Taksim de kutlamak eksik. Bu tam anlamı ile tüy dikmek lafınının vücut bulma durumu. Bizim bugünden tezi yok asıl sorunlarımız ile ilgili çalışmaya başlamamız gerekli. Hele ki 1 Mayısı Taksim de kutlamak gibi bir hakkı geri aldığımız ortamda işimiz biraz daha kolaylaşmışken elimizi çabuk tutmalıyız. Rüzgarı arkamıza almamız gerekmekte. Ama biz ne yapıyoruz aldık mı verdiler miyi tartışıyoruz. Ne önemi var elde etttik ya mühim olanı bu değil mi_?

Gerçi hükümeti ve o haklarımızı savunuyor diye düşünenlerimizin olduğu ve bunu kendilerinin de idda ettikleri işçi konfedarasyonlarını kutlamak istiyorum. Halkımızın kafasını aldık verdik tartışmaları ile meşgul etmeyi ve bu yıl ki 1 Mayıs ve işçi hakları tartışması ortamını geçiştirmeyi başardılar. Hükümet içerisinde ve işçi konfederasyonlarında ve bu mercilerle dirsek temasında olan kurum ve kişiler ceplerini doldurmaya devam ediyor. Biz yine mevcut kötü şartlarda çalışmaya devam edelim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder